1. Gün                  İstanbul  –  Gaziantep

Siz değerli misafirlerimizle sabah erken saatlerde İstanbul Havalimanı  Havalimanı İç Hatlar gidiş terminalindeki buluşmamızın ardından  saat 06:25 ‘de THY ‘na ait TK2220 sefer sayılı uçuşumuz ile  t Gaziantep ‘e hareket ediyoruz. Yaklasık  1 saat 50 dakikalık uçuşumun ardından  Oğuzeli Havaliman’da transfer aracımızla buluşup Gaziantep Turumuza başlıyoruz . ardından gerek yapısal kompleksi gerekse içinde yer alan eserleri açısından dünyanın en önemli müzeleri arasında yer Zeugma Mozaik Müzesi’ni ziyaret edeceğiz.  2011’de açılan Zeugma Mozaik Müzesi ziyareti. Gaziantep Zeugma Mozaik Müzesi gerek yapısal kompleksi gerekse içinde yer alan eserleri açısından dünyanın en önemli müzeleri arasında yer 2 2 almakta. Müzenin koleksiyonunda Roma ve geç antik döneme ait 2.748 m  mozaik ve 140 m  duvar resmi bulunmakta. Bu eserler, Zeugma Antik Kenti’nin, nehre bakan teraslardaki, zengin tüccarların villalarından gelmekte. Müzede mozaik ve freskler dışında, bir çok değerli eser sergilenmekte. Bunlardan bronz Mars heykeli, sergilenen önemli parçaların başında gelir. Ayrıca dünyaca ünlü Çingene Kızı mozaiği’ ni de burada görebilirsiniz.Daha sonra Gaziantep’in en eski mahallelerinden Bey Mahallesine ulaşacağız.  Burada eski taş ve ahşam işlerinin en güzel örneklerini görebileceğimiz Antep evlerinin bulunduğu sokakları geziyoruz. Daha sonra  Anteplilerin İngiliz ve Fransız işgaline karşı kahramanca yürüttüğü ve “Gazi” unvanını kazandığı savunmanın önemini ve detayını günümüz ve gelecek nesillere daha iyi aktarmak amacıyla kurulan Milli Mücadele Müzesini göreceğiz.  Gaziantep’in tarihi dokusunu keşfetmek için Tarihi Evleri, Sokakları, Bakırcılar Çarşısı, Zincirli Bedesten ve Pişirici Mescidi Kesteli gezisi. Gaziantep Kastelleri su mimarisinin dünyada benzeri bulunmayan eşsiz örnekleridir. Bunlar bir çok işlevi bulunan yapılar olarak inşa edilmiş. Türk Mimarisi’nde sadece Gaziantep’te bulunan bu yapılar kısmen veya tamamen yer altında bulundukları için pek dikkati çekmemişler. Gaziantep şehir merkezinden geçen Alleben Deresi gibi bir su kaynağına sahip olmasına rağmen, tarih boyunca yeraltı su kaynakları bakımından fakir bir şehir olmuş. İnsanlar buldukları suyun buharlaşma veya başka bir yolla kaybolmasını önlemek için yerin altından açtıkları ”Livas” denilen kanallarla suları belli bir merkeze toplamışlar ve bu merkezden de şehre dağıtmışlar. Genel olarak cami altlarından geçen su kanallarının belli bir noktasına yüzeyden 30- 40 merdivenle inilen ve adına ”Kastel” denilen; içinde tuvaleti, yıkanma yeri, dinlenme ve abdest alma yerleri, hanımların çamaşır ve yün yıkama mekanları ve bazılarında namaz kılma alanlarının da bulunduğu genişçe mağaramsı boşluklar oluşturulmuş. Gezeceğimiz Pişirici Mescidi Kasteli bunların en önemli örneklerinden biridir. Daha sonra ‘’Yüzük Kalesi’’ olarak da bilinen eski bir höyük  üzerine inşa edilmiş Antep Kalesi’ne ulaşıyoruz. Daha sonra vereceğimiz serbest zamanda misafirlerimiz tarihi bakırcılar çarşısını gezebilir ,  salca kurubiber , antep fıstığı alışverişlerini alabilmek için Almacı Pazarını gezebilir ve tarihi  Tahmis Kahvesi nin tadına bakabilirler. Akşam yemeğimizi yerel bir restoranda alacağız. Geceleme Otelimizde.

  1. Gün            Gaziantep Adıyaman

Otelimizde alacağımız Kahvaltımızın ardından ilk durağımız çingene kız ve yüzlerce mozaiğin kurtarma kazıları neticesinde bulunduğu Ön Asya’nın en büyük antik dönem şehirlerinden birisi olan Zeugma olacak. Zeugma Antik Kenti, M.Ö. 300’de Büyük İskender tarafından ”Selevkia Euphrates” adıyla kurulmuş. Kommagene Krallığı’nın dört büyük şehrinden biri olan kent, M.Ö. 31’den itibaren tamamıyla Roma İmparatorluğuna bağlanmış ve adı ”köprü”, ”geçit” anlamına gelen ”Zeugma” olarak değişmiş. Fırat Nehri’nin kıyısında yaklaşık 20.000 dönümlük bir arazi üzerine kurulu olan Kent, Fırat’ın geçilebilir en sığ yerinde olması, askeri ve ticari bakımdan çok stratejik bir bölgede bulunması nedeniyle tarihin her döneminde önemini korumuş. Roma İmparatorluğu’nun 4.Skitia Lejyon Garnizonu’nun burada konuşlandırılması ve ticaret sebebiyle kısa zamanda 80.000 nüfusa ulaşan Zeugma’da, Fırat manzaralı yamaçlara villalar inşa edilir. Bu büyük nüfus ile Zeugma dünyanın en büyük kentlerinden biri haline gelir. Yapılan kazı çalışmalarında A, B ve C olarak üç bölümde incelenen şehrin villaları ve çarşılarının bulunduğu A ve B bölümleri bugün Birecik Hidroelektrik Baraj gölü altında bulunmaktadır. Henüz kazı yapılmamış C bölümünde ileride bir açık hava müzesi oluşturulması planlanmaktadır. Daha sonra Urfa –Antep sınırında  Fırat Nehri kıyısına kurulmuş Birecik ‘ e ulaşıyoruz. Burada ilk durağımız  koruma altında ki Kelaynak Kuşlarının bakım merkezi olacak. Daha sonra Büyük kısmı Birecik Baraj Golu altında kalmış olan kesme taştan yapılmış evleri ile meşhur Halfeti’ye varacağız.  Burada bizi bekleyen teknemiz ile İncil’in ilk nüshalarının yazılmış olduğu RumKale’ye gideceğiz ve sular altında kalan  Savasan Koyu ’ni göreceğiz. Daha sonra Adıyamana Devam ediyoruz. Akşam yemeğimiz ve Gecelememiz Otelimizde.

  1. Gün                 Adıyaman – Şanlıurfa

Sabah kahvaltımızdan sonra   Nemrut Dağı’na hareket edeceğiz.  Zirvede gündoğumu ve Kommagene Krallığı anıt heykelleri göreceğiz Karakuş Tümülüsü, Cendere Köprüsü ve Arsemia ören yeri gezilerimizi tamamlayıp Sanlıurfa’ya doğru yola çıkıyoruz. Ataturk Barajı seyir terasında  vereceğimiz cay molasından sonra Urfa ‘ya varıyor sonra Şanlıurfa’ya devam ediyoruz ve Göbeklitepe’ye geçiyoruz. Dünyanın bilinen en eski kült yapılar topluluğu olan Göbeklitepe, araları taş duvarla örülü T biçimindeki 10 – 12 yuvarlak planda dizilmiş dikilitaş ve merkezine yerleştirilmiş daha yüksek boyda iki dikilitaştan oluşmakta. Bu dikilitaşların çoğu üzerinde insan, el ve kol, çeşitli hayvan ve soyut semboller, kabartma ya da oyularak betimlenmiş. Bu kompozisyonun, bir öykü, bir anlatım ya da bir mesaj ifade ettiği düşünülmekte. Sonuçta, buranın bir yerleşim yerinden ziyade bir kült alanı olduğu savı güç kazanmakta. Buradaki kült yapılarının üretime geçiş aşamasına yakın olan son avcı grupları tarafından inşaa edilmiş olduğu düşünülmekte ve tüm bu dikilitaşlar, stilize insan heykelleri olarak yorumlanmakta. Göbeklitepe gezisinden sonra  Halil İbrahim Camisi ve Balıklı Göl gezilerimizi yapıyoruz. Akşam yemeğimizi Sıra Gecesi eşliğinde alıyoruz. Geceleme otelimizde.

  1. Gün             Şanlıurfa – İstanbul

Otelimizde alacağımız Kahvaltımızın ardından Urfa yakınlarında bulunan Harran’a hareket. Harran adına ilk defa, Kültepe ve Mari’de bulunan M.Ö. 2.000 başlarına ait çivi yazılı tabletlerde rastlanır. M.Ö. 2.000’in ortalarına ait Hitit Tabletleri’nde, Hitit’lerle Mitanni’ler arasında yapılan bir anlaşmaya Harran’daki Ay Tanrısının (Sin) ve Güneş Tanrısının şahit tutulduğu belirtilmektedir. Harran, Kuzey Mezopotamya’dan gelerek batı ve kuzeybatıya bağlanan önemli ticaret yollarının kesiştiği bir noktada bulunmasında dolayı Anadolu ile sıkı ticaret ilişkileri bulunan Asurlu tüccarların önemli uğrak yerlerinden biri idi. Anadolu’dan Mezopotamya’ya Mezopotamya’dan da Anadolu’ya olan ticaret binlerce yıl Harran üzerinden yapılmıştı. Bu da burada zengin ve köklü bir kültür birikiminin oluşmasına neden olmuştur. Harran, Ay, Güneş ve Gezegenlerin kutsal sayıldığı eski Mezopotamya putperestliğinin ( Sabiizm ) önemli merkezi olmasıyla tanınırdı. Bu nedenle Harran’da Astronomi ilmi çok ilerlemişti. Dünyadaki üç büyük felsefe ekolünden birisi Harran Ekolü’dür. Bugün, şehri besleyen ırmaklar kurumuş olduğundan, sudan ve yeşilden mahrum bir ovanın ortasında 5000 yıllık tarihi, tipik evleri, höyüğü, kalesi, şehir surları ve çeşitli mimari kalıntıları ile ayakta durmaktadır. Tipik toprak evleri ve harabeleri gezdikten sonrasonra 2015 yılında açılan Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi ziyaret etmek üzere şehir merkezine hareket. Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi, Arkeopark ve Edessa Mozaik Müzesi’nden oluşan Haleplibahçe Müze Kompleksi, 34 bin metrekarelik kapalı alanıyla Türkiye’nin en büyük müzesi olma özelliğini taşıyor. Göbeklitepe, Nevalı Çori, Akarçay Tepe, Hassek Höyük, Gre Virike, Lidar Höyük gibi höyüklerin her biri uygarlık tarihinin mihenk taşlarını oluşturuyor. Şanlıurfa’da özellikle 1960’lı yıllardan beri yapılan Baraj Kurtarma Kazıları ile çok önemli arkeolojik eserler keşfedildi. Çağdaş müzecilik anlayışı ile kurulan yeni Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi’nde bu höyüklerin her biri, gerek kazı hikayesi gerekse eserleri ile, bölgede uzun yıllar çalışmış ve bu kazılarda görev almış deneyimli bilim insanlarının desteği ve katkısı ile özel tasarlanan bir mekan içerisinde sergilenmektedir.  Akşam saatlerinde Şanlıurfa Havalimanına gidiyoruz.   Saat 22:40 ‘de Thy ye ait  TK2249 sefer sayılı uçuşumuz ile İstanbul’a doğru hareket ediyoruz. Yaklaşık 2 saat 15 dakika sürecek  uçuşumuz sonrasında İstanbul Yeni Havalimanına varıyor ve yeni bir seyahatte buluşmak üzere ayrılıyoruz.

Zeugma & Nemrut & Göbeklitepe Turu 

 17/20 Eylül 2020

İki Kişilik Oda da Kişi Başı  2850  TL 

Tek Kişi Farkı                            350   TL 

  • Thy ile İstanbul /Gaziantep  –  Şanlıurfa /İstanbul arası ekonomi sınıfı uçak biletleri
  • 4 ve 5 yıldızlı otellerde  1 gece Gaziantep’de  ,  1 gece Adıyaman’da , 1 Gece Şanlıurfa’da  oda +kahvaltı konaklama
  • 3 Akşam Yemeği
  • Halfeti Tekne Turu 
  • Nemrut Dagı Minibüs Transferleri 
  • Programda bahsedilen tüm turlar
  • Profosyonel Rehberlik Hizmetleri
  • Zorunlu Seyahat Sigortası
  • Kişisel Harcamalar ve Otel extraları
  • Yemeklerde alınacak alkollü ve alkolsüz içecekler
  • Öğle yemekleri
  • Müze ve ören yerleri girişleri
  • Seyahat Saglık Sigortası